|
-STRAIGHT EDGE-
Straight-edge ne anlama gelir?
Straight Edge, daha çok punk hareketinin felsefi bir yanıdır. Felsefenin ana görüşü kendini kontrol etrafında şekillenmektedir. Amaç kendi hayatın üzerindeki kişisel kontrolünü elde olduğunca yeniden elde etmektir. sXe, alkol kullanımı, uyuşturucu kullanımı ve rasgele seksten arınmış bir gençlik hareketidir.
Sxe kişisel gelişim ve iyi olma esasına dayanan bir yaşam tarzıdır. Sxe sadece punk muzik içersinde olmak ve uyuşturucuya karşı olmak değildir. Bundan aha derinlere iner. Bu hareket, modern kültür içindeki insanları uyuşturucu alışkanlığı, sağlıksız ve sömürücü yemek ve genel yaşam alışkanlıkları etrafında şekillenmiş bağımlı yaşamtarzının dışına çekmeyi diler. Sxe dogmatik değildir, katı kuralları yoktur, bunlar kendiniz için karar vermektir. Kimse polis gibi emredemez, ve devlet ve din gibi bir ideolojiyi vaaz edemez.
Straight edge ismi nereden gelemktedir ?
Efsaneye göre, ?punk kal, temiz kal? fikrini söylüyen ilk gruplardan biri olan, Minor Threat davulcusu Jeff Nelson, tahta bir cetvel yardımıyla şov için bir afiş çizdi. Ve grup arkadaşlarına cetvelin düz kenarı'nın(straight edge) onların yaşam tarzları için metafor olduğunu söyledi.
Straight Edge
Minor Threat, 1981
I'm a person just like you
But I've got better things to do
Than sit around and fuck my head
Hang out with the living dead
Snort white shit up my nose
Pass out at the shows
I don't even think about speed
That's something I just don't need
I've got the straight edge
I'm a person just like you
But I've got better things to do
Than sit around and smoke dope
'Cause I know I can cope
Laugh at the thought of eating ludes
Laugh at the thought of sniffing glue
Always gonna keep in touch
Never want to use a crutch
I've got the straight edge
X ?ler nedir?
Bütün yaş gruplarını içeren punk şovlarında, yetişkin olmayan punkarlın elleri üzerine ?X? işareti konur, ve böylelikle alkol alamazlardı. 18 yaşından büyük olan fakat ideolojik nedenlerle alkol kullanmayan insanlar dayanışma adına kendi elleri üzerine ?X? çizmeye başladırlar
Straight-edge bir dinmidir?
Hayır. Straight-edge ler tanrıya inanmaya gerek duymamalarına rağmen, çoğu dinin değerlerini kucaklamaktadırlar. Örgütlü bir kilise veya tapınak görevi yoktur.
Hardline sxe nedir ?
Hardline, uyuşturcudan arınmış, veganizm ve pro-life inanışı içeren politik eko-defence hareketidir. Ayrıca doğrudan eyleme sahip çıkarlar,.
Hardline :
Dünyayı(ve üzerindeki hayatı) yok eden şeytani güçlere karşı savaşmak için, fiziksel ve moral olarak yeterince güçlü bir hareketin , ideolojinin zamanı geldi?
Bu ideoloji, bu hareket, hardline'dır.
|
|
HARDCORE: Bu kelime tek başına , müzikal anlamda birşey ifade etmez.Yani ingilizce bir kelimenin başına hardcore sıfatı geldiğinde onun sert,çetinceviz veya kararlı olduğunu tanımlar.Orjinal olarak söylendiğinde olay hardcore-punk'tır.Yani bizim hardcore diye bildiğimiz tür sert bir şekilde yorumlanmış punk'tan başka birşey değildir.Müzik tarihi,bildiğimiz tarih gibi kronolojik sıra yapması kolay bir tarih değidir.Örneğin ilk hardcore gruplarından Minor Threat , Bad Brains , Bad Religion , Fu's , Agent Orange aynı zamanda punk'tan hardcore'a geçiş döneminin gruplarıdır.Yani punk çalarken,punk'ta olmayan bazı kalıpları da kullanarak yeni bir türün bilinçdışı öncüleri oldular.Özetle 1979-1980 yıllarını hardcore'un doğuş tarihi , ve yerini de Amerika olarak gösterebiliriz.
OLDSCHOOL HARDCORE: Birçok insanın 80'leri oldschool'un başlangıcı saysa da bence bu tarih 82-83 yıllarıdır,çünkü 79-82 arası hardcore'un kendini bulma sürecidir.Bu yıllardan sonar artık belirli kalıplara sahip olan bu tür 82-89 yılları arası soundları içermektedir.En temel özellikleri oldukça kısa ve hızlı,bas ve davulun öne çıktığı parçalar içermesi ve bunların sert ve agresif bir vokalle desteklenmesi.Bu sounda örnek verilebilecek en iyi gruplar Youth Of Today , Negative Approach , Gorilla Biscuits , Minor Threat , Agnostic Front , Cause For Alarm , Reagen Youth...
NEWSCHOOL HARDCORE: Temel olarak metal soundunun hardcore ile karışmasından doğan ve 90'larda ortaya çıkan bu türde , ilk göze çarpan , süratin yerini gücün almış olmasıdır.Oldukça sert ve kaliteli bir sound anlayışıyla ortaya çıkan türde şarkılar oldschool'a göre daha groovy,uzun ve komplikedir.Kanımca bu türün doğmasında Pantera,Sepultura,Anthrax gibi metal gruplarının payı büyüktür.Bu türe örnek verilebilecek gruplar ise Eart Crisis,Snapcase,Brother's Keeper,Turmoil,Visin Of Disorder,Strain,All Out War ve Merauder olabilir.
NEW YORK HARDCORE: Aslında böyle bir sınıflandırma yapmak ne kadar doğru bilemiyorum.Çünkü New York'ta hardcore yapan her grup New York hardcore grubudur.Buna rağmen bu şehrin soundunda belirgin özellikler vardır.Bu özellikler aşırı gaz groove bölümler,koro volaller,kimi zaman hızlı,kimi zaman new school'a kayan metalik bölümler ve genelde metropol yaşamının zorluklarını anlatan sözlerdir.Bu sound'a giren gruplar aynı zamanda oldschool ya da new school başlıklarına girebileceği gibi,aynı zamanda New York'lu olmayıp bu soundu benimsemiş başka şehir ve ülkelerden de tonlarca grup vardır.New York hardcore'un en bilinen örnekleri ise Madball , Biohazard , Sick Of It All , Cro Mags , 25 Ta Life , Fury Of Five , One King Down.
DC HARDCORE: Amerika'da 80'lerin başında 3 büyük şehir(Washington DC,New York ve Los Angeles) hardcore'un kalbinin attığı yerlerdi.Washington DC hardcore aslında Ian MacKaye(Minor Threat)'in öncülüğünde şekillenen,kendi firması Discord ile büyüyen bir sounddur.Diğerlerine göre daha fazla zeka kokan tavırlarıyla oldukça saygın olan bu türde oldukça karanlık ve kirli gitarlar,disharmonik melodiler ve yırtıcı vokal göze çarpmaktadır.Günümüzdeki pek çok alternatif grubun (Helmet,Deftones,Therapy) bu sounddan etkilendiği kanaatindeyim.Bu türe örnek verilecek grupların başında Fugazi ve diğer Ian MacKaye projeleri gelmektedir.Her ne kadar New York'lu olsa da Born Against de bu sounda daha yakındır.Ayrıca SSD,Policy Of 3,Merel ve yerli grup Kranch da bu ailedendir.
POWER VIOLENCE: Bu türü hardcore ailesinin en fırlama çocuğu olarak nitelendirebiliriz.Sound'u belirgin kılan özellikler kısa parçalar,grindcore'a yaklaşan altyapı ve üstüne deli punk vokaller.Bu soundun oluşumunda Infest , Citizen Arrest , Siege , Crude SS gibi eski grupların büyük payı olmuştur.Günümüzde Slapaham Records'un önderliğinde bu tür kalıplarını iyice oturtmuştur.Bu türe örnek verilebilecek gruplar Spazz , Hellnation , Dropdead , Charles Bronson , Monster X , Hail Of Rage , Black Jacket Army...
CRUSTCORE: İşte bir zamanlar delisi olduğum bir tür.İngiliz bandıralı bu anarko sound aslında Crass'ten sonra onun misyonunu devralan grupların soundudur.Temel özellikler oldukça sert,monoton punk rifflerin üstüne brutale yakın söylenen,çoğunlukla çift vokalist oturtulmasıdır.Günümüzdeki grindcore gruplarının soundunun oluşmasında crustcore'un yeri büyüktür.Bana göre müzikal anlamda crustcore'u yaratan tek bir grup vardır,o da Discharge.Bunun dışında bu türe dair örnek verilecek gruplar; Extreme Noise Terror , Doom , Health Hazard , Hiatus , Excrement Of War , Anti Cimex , Terveet Kädeet.Unutmadan söylemeliyim ki bu türü kendi coğrafyalarında uygulayan 2 millet olan İskandinavlar ve Japonlar zamanla kendilerine has bir crustcore soundu yarattılar.
CROSSOVER / RAPCORE / METALCORE V.S: Direk olarak hardcore'un içinde yer almasa da yine de kökünü hardcore'dan alan bu soundun oluşumu Aeorosmith / Run DMC ''Walk This Way'' parçasına dek gider.Crossover,fusion mantığı her zaman biraz tedirgin ve şüpheli yaklaşılan bir tür olmuştur.Çünkü ortaya çıkan şey ne metal , ne hardcore , ne de rap'tir.Ama hepsinden etkiler taşır.Metal olayını hardcore'a taşıyıp ilk crossover denemesi yapan DRI grubudur.Hatta bu albümlerinin adı da ''Crossover''dır.Ardından Suicidal Tendencies,Cro Mags gibi grupların elinde metalle yoğrulan bu türe zamanla funk,reggae gibi etkiler bile girmiştir.Bu türün rap'le tanışarak günümüzde bile çok tutan bir sound oluşturmasının başlangıcında ise Anthrax ''I'm the man'' ve Faith No More sayılabilir.Ayrıca Anthrax'in Public Enemy ile yaptığı ''Bring the noize'' şarkısı,bu soundla yapılan bir şarkının ne kadar tutacağının ve satacağının bir göstergesi oldu.İlerleyen yıllarda Biohazard bu olayı New York hardcore'a monte etti,Sick Of It All,House Of Pain ile bir çalışma yaptı ve ardından efsanevi Rage Against The Machine patlaması 90'ların soundunu belirledi.Daha sonra ''Judgemen Day'' adlı filmin soundtracki adeta crossover anayasası haline geldi.Bu türde akla gelen gruplar ise Downset , Such a Surge , Sullen , Stuck Mojo , Dog Eat Dog , Body Count , Boo Yaa Tribe , Limp Bizkit ve Beastie Boys.
STRAIGHT EDGE: Bu aslında bir müzik türü değil,bir yaşam felsefesi.Yine de straight edge gruplar özellikle 1989 senesinde yaptıkları çıkışla bir soundun temellerini de atmış oldular.Günümüzde straight edge death metal grupları bile var.Olayın temeli şu:Ian MacKaye(Minor Threat) punk'ın negatif tavrından ve kendini mahvetmemeye yönelik yaşam biçiminden esinlenerek , bunun tersi olarak pozitif hardcore denilen bir tavır ortaya koydu.Bireyin olayın merkezinde olduğu ve kendi beyninde devrim yapmanın en önemli şey olduğunu vurgulayan bu felsefenin , Doğu'nun dünya nimetlerinden arınarak huzur bulma metodundan etkilendiği kesindir.''XXX'',yani içki,sigara,uyuşturucu ve sevgi olmadan yaşanacak tek gecelik seks yok.Temel amaç ruhu ve bedeni temiz tutmak.Bunun dışında pek çok straight edge vejetaryen veya vegandır.(tüm hayvan ürünlerini reddeden vejetaryenler).Bu felsefeyle müzik yapan gruplar daha önce de adını verdiğim Youth Of Today , Shelter , Strife , Earth Crisis , Snapcase , Nations On Fire ,Yer Yard Fight , Side By Side , Bold , Project X , Minor Threat , Gorilla Biscuits.
ALTERNATIVE METAL / CALIMETAL: Aslında bu tür hardcore ile alakasızdır ama çok sık karıştırıldığından yazma ihtiyacu duydum.Bu sound 90'ların ikinci yarısında kısır döngüye giren metal gruplarından doğan boşluğu da doldurmuştur.Önderliğini Korn'un yaptığı bu türü açıklamaya gerek var mı bilemem ama bu türde en bilinen metal rifflerinin,hardcore groove'u ile birleşip üstüne rap alternative grunge karışımı vokallerin eklenmesiyle oluşmuştur.Bu türe örnek vermek gerekirse kolay.Şu an piyasaya çıkan bir çok grup bu türde çırpınıyor.Ama illa ''isim ver abi'' dersen;Korn , Tool , Coal Chamber , System Of a Down , Deftones , Slipknot...
EMOCORE / MELODİK HC: Bu sound gönlünü kaykay olayına vermiş kardeşlerimizin baş tacı ettiği bir sounddur.Günümüzde Epitaph ve Fat Wreck Records grupları ile oldukça geniş kitlelere ulaşan bu tür,adından da anlaşılacağı gibi melodi üzerine kurulmuştur.Bence bu türe yön veren tek grup Bad Religion'dır.Bunun dışında bu türün bilinmesi gereken bazı grupları; Nofx , Pennywise , Lifetime , Avail , Bouncing Souls , Hot Water Music , Good Riddance , Dag Nasty , Descendents...
SLUDGE CORE: Kimilerinin doom core dediği bu türün oluşumunun en önemli grubu Crowbar'dır.Oldukça yavaş ve karanlık rifflerle yüklü bu sound ticari olarak pek rağbet görmese de inanılmaz duygu ve güç yüklüdür.Aklıma gelen bazı isimler ise Eye Hate God , Man Is The Bastard...
EVIL CORE: 90'ların sonlarına doğru adını sıkça duyduğum bu türün oluşmasında 2 grup önemli rol oynamıştır.Merauder ve Slayer.Özellikle Avrupa'da büyük taraftar toplayan bu tür Belçika'lı firma Good Life Records'un gazıyla çok sempatizan kazanmıştır.Son dönemlerde blackmetal'e kayan bu soundu blackmetalcilerden ayıran tek şey sanırım imaj ve sözleri.Bu soundun bilinen örnekleri: Morning Again , Congress , Stampin Ground , Blind Fold , All Out War...
|
|
|
|
|
SKINHEAD?
Gerçek Dazlaklar
Dazlaklar ilk olarak 60ların sonlarında İngiltere’de oluşmaya başladı. Rude Boylar ve Hard Modların belli belirgin özelliklerinin birleşmesiyle oluştular. Beyaz işçi sınıfını ve göçmen Jamaikalılar’ın birleşimi ve sonuç: DAZLAKLAR. İlk dazlaklar ska, soul, bluebeat dinlemekten hoşlanan hem beyaz hem de siyahlardan oluşuyordu. Bu dazlaklar işçi sınıfına mensup olduklarını belirten sert ve temiz bir görünüme sahiplerdi. Doc Marten workboots (iş botu, 8 delikliler), Levi’s kot(y ada 501 benzeri her hangi dar ve sert, yırtılması zor kot), donkey model ceket ve suspenders denilen ince askılar giyiyorlardı. O zamanlar ırkçı şiddet olayları yaşanmıyordu. Zaten siyahların kültüründen çıkan ve onları müziğini dinleyen insanlar nasıl olur da ırkçı bir tutum sergileyebilirler ki? (bu nedenle neo-nazileri “bonehead” olarak tanımlıyoruz, çünkü onlar gerçek dazlakların çıkış şeklinden nefret ediyorlar). Dazlaklar gerçektende şiddet olayları içinde yoğun olarak bulundular (bunlar bilinçsiz şiddet olaylarıydı). İçinde bulundukları şiddet olayları genelde diğer altkültürlerden insanlara karşı(hippieler ve greaseler gibi), polislere karşı ve diğer dazlaklara karşı yaşanıyordu. Bu da onların belli bir süre sayılarının azalmasına neden oldu,1972’den sonra sayıları tekrar artmaya başladı.
- O İ ! -
Oi! Yılları
1970li yıllarda punk rock en görkemli günlerini yaşadıktan sonra, 70lerin sonlarında punk rocktan Oi! doğdu(Oi!, İngilizce’de çok sık kullanılan ve sinirlenildiğinde “Oi! you” diye karşındakine söylenilen “şişşt aloo” “hoop birader, ağır ol” tabirinde bir kalıp), punk rockı, kendilerine ait sert ve öfkeli kökleriyle birleştirmeyi amaçlayan sokak hareketinden kişilerce bu müziğe, bu isim verildi. (bkz.Cockney Rejects “Oi!Oi!Oi!” adlı şarkısı ve şarkının sözleri, gerçi Garry Bushell bu ismin kendine ait olduğunu söyler, bu nedenle bazı Oi! grupları kendilerini “Bushell ’ın suratında patlayan yumruk ” diye de tabir eder, Altay Öktem gibi biri işte). Oi! grupları hayatta yaşanılan temel problemler ve İngiltere’de gençliğin karşısına çıkan esas sorunlarla ilgili şarkılar söylediler, işsizlik, otorite, hapisaneler vb., ve şu açık ki bu gruplardan bir çoğu sol görüşe yatkın insanlardan oluşuyordu. (Angelic Upstarts, Sham69 ve Business gibi). Malesef diğer insanlar, bu yeniden canlanan dazlak hareketinden büyük paralar bulmaya çalıştılar. Sound adlı müzik dergisi yazarlarından Garry Bushell Oi!nin olumsuz ve şiddet yanlısı özelliklerinin üstünde durduğu sırada bonehead gruplarının albümlerinden büyük meblağlar kazanılmaya ve böylece onlar da artmaya başlamıştı. Bu da bir çok katil pisliğin ilgisini, aslında olumlu bir işçi sınıfı hareketi olan dazlakların üzerine çekti. Aynı zamanlarda, bu pislikler National Front(Britanya’da o zamanlar ağırlığı olan bir faşist parti) tarafından uzatıldı ve devamı sağlandı, ırkçı ve neo-nazi dazlakların sayıları artmaya başladı. Orijinal, farklı ırklardan insanların içinde bulunduğu dazlak hareketini değiştirerek, işsizliğin ve iktisadi düşüşün nedeni konularında göçmenleri sorumlu bulan, siyahlara ve diğer azınlıklara karşı, muhafazakar Britanyalı politikacıları destekleyen dazlaklar yaratmaya başladılar. Skr e wdriver ve Brutal Attack gibi nazi grupları ve Blood&Honour(ırkçı dazlaklar ağı) gibi oluşumlarla mesajlarını popülerleştirdiler ve dazlaklar arasında yaygınlaştırdılar. Tabii yaygın kitleler tarafından takip edilen medya da bu salakların artmasında, gerek gerçek dazlaklar hakkında hiçbir araştırma yapmamaları gerekse onlara kendi bültenlerinde çok yer ayırmaları nedeniyle yardım etmiş oldu. Medya sadece kendi çıkarlarını yani sadece daha çok satmayı planladığı için ırkçılık karşıtı dazlaklara bir söz hakkı tanımadı. Bunların yaşanmasına rağmen gerçek, ırkçılık karşıtı dazlaklar geleneklerini geri almak adına bu faşistlere karşı direnmeye devam ettiler ve “Irkçılığa Karşı Oi!” adı altında konserler düzenlediler, nazilerin sokaklarda ve konserlerde var olmalarını engellemek için savaştılar.
Dazlak Olmak Gerçekte Ne İfade Ediyor?
Gerçek dazlaklar olarak benimsediğimiz temel ilkeler dışında, düşünce farklılıklarını doğal buluyoruz. Bizler hepimiz işçi sınıfına yada-günümüzde sınıfsal ayrımların birbirine karışmaya başlamasından dolayı-düşük gelirli orta sınıfa ait insanlarız. Bizler birlikteliğe inanıyoruz ve işçi sınıfına ait olmaktan gurur duyuyoruz. Müzikten ve eğlenceden hoşlanıyoruz. Çok fazla kavga ediyormuşuz gibi görülüyor ama aslında çoğunu bizler çıkartmıyoruz ve elbette bir kavga çıkarsa kendimizi koruruz. Bizler inandığımız şeyleri elimizden geldiğince gerçekleştirmeye çalışıyoruz, düşünce ve inançlarımızın militanlarıyız. IRKÇILIKTAN nefret ediyoruz ve her nerede olursa olsun ırkçılığa karşı savaşırız . İnsanlar bizlere, dazlakların ırkçılıkla anıldığı günümüzde artık neden bir dazlak olmaktan vazgeçmediğimiz soruyorlar. Bunun sebebi oldukça açık, dazlak olmak bizim benliğimiz, kültürümüz, geçmişimiz, geleceğimizdir. Biz buna inanıyoruz. Bu bizim tam da olduğumuz şey ve artık bunu kabullenmenin zamanı geldi. Bunu inkar etmek doğduğumuz yeri yada derimizin rengini değiştirmeye çalışmak gibi bir şey. Dazlak olarak inandığımız şeyler uğruna mücadele etmekten gurur duyuyoruz ve inandığımız şeyler uğruna bir kültür yaratmaya çalışıyoruz. Kısaca dazlak olmak bizim hayatımız ve bunun bizden alınmasına izin vermeyeceğiz.
|
|